Sayfa içinde fiil aratmak için Ctrl+F tuşuna basarak arama çubuğuna aratacağınız fiili yazabilirsiniz.
|
VERB 1/2/3 |
TURKISH MEANS |
|
abandon |
terketmek, bırakmak,
vazgeçmek |
|
abdicate |
çekilmek, feragat etmek, el
çekmek |
|
abide |
katlanmak, çekmek, kalmak |
|
abide by |
uymak, bağlı kalmak, tutmak |
|
abolish |
kaldırmak, feshetmek, iptal
etmek |
|
absent |
uzak tutmak |
|
abstract |
soyutlamak, özetlemek,
aşırmak |
|
abuse |
taciz etmek, suistimal
etmek, |
|
accelerate |
hızlan(dır)mak,
çabuklaştırmak, canlandırmak |
|
accept |
kabul etmek |
|
access |
bağlamak |
|
acclaim |
alkışlamak |
|
accommodate |
yerleştirmek, uyum
sağlamak, bağdaştırmak, uydurmak |
|
accompany |
eşlik etmek, katılmak,
refakat etmek |
|
accomplish |
başarmak |
|
accumulate |
topla(n)mak, birik(tir)mek |
|
accuse |
suçlamak |
|
ache |
acımak, ağrımak, sızlamak |
|
achieve |
başarmak |
|
acquire |
kazanmak, edinmek, elde
etmek |
|
act |
hareket etmek |
|
adapt |
uyarlamak, uymak, uydurmak |
|
add |
eklemek |
|
address |
hitap etmek, göndermek,
konuşma yapmak |
|
adhere |
yapışmak, -e bağlı/sadık
kalmak |
|
adjust |
ayarlamak |
|
admire |
takdir etmek, hayran
kalmak/olmak, çok beğenmek |
|
admit |
itiraf etmek, kabul etmek |
|
adopt |
benimsemek, kabul etmek,
seçmek |
|
adore |
tap(ın)mak, bayılmak bitmek |
|
affect |
etkilemek |
|
affirm |
onaylamak, doğrulamak,
iddia etmek, beyan etmek |
|
afford |
parası yetmek, gücü yetmek,
zaman ayırabilmek |
|
agree |
anlaşmak |
|
aim |
amaçlamak, hedeflemek |
|
allege |
iddia etmek,ileri sürmek,
mazeret/kanıt olarak göstermek |
|
alleviate |
hafifletmek, azaltmak,
yatıştırmak, dindirmek |
|
allocate |
ayırmak, paylaştırmak,
bölüştürmek |
|
allow |
izin vermek |
|
alter |
değiştirmek, değişiklik
yapmak, değişmek |
|
amend |
değiştirmek |
|
amuse |
eğlendirmek, güldürmek,
neşelendirmek |
|
analyze |
çözümlemek |
|
anger |
kızdırmak, sinirlendirmek |
|
announce |
duyurmak |
|
annoy |
kızdırmak, sinirlendirmek |
|
answer |
cevap vermek |
|
apologize |
özür dilemek |
|
appear |
görünmek |
|
applaud |
alkışlamak |
|
apply |
uygulamak |
|
appreciate |
takdir etmek |
|
apprehend |
tutuklamak, anlamak,
kavramak |
|
approach |
yaklaşmak, yanaşmak,
varmak, ulaşmak |
|
approve |
onaylamak |
|
argue |
tartışmak |
|
arise / arose / arisen |
ortaya çıkmak |
|
arm |
donatmak, sağlamak, zırh
giydirmek |
|
arrange |
düzenlemek |
|
arrest |
tutuklamak |
|
arrive |
varmak |
|
ascend |
yükselmek, çıkmak, yukarı
çıkmak, artmak |
|
ask |
sormak |
|
assault |
saldırmak, hücum etmek,
tecavüz etmek |
|
assert |
iddia etmek,ileri sürmek,
öne sürmek |
|
assess |
belirlemek, değer biçmek,
değerini vermek, para cezası vermek |
|
assign |
atamak, tahsis etmek,
göreve seçmek, belirlemek |
|
assist |
yardım etmek |
|
assume |
varsaymak,farzetmek,
zannetmek, üstlenmek |
|
assure |
sağlamak, temin etmek,
garanti etmek |
|
astonish |
şaşırtmak, afallatmak,
hayrete düşürmek |
|
attach |
eklemek, takmak, bağlamak,
iliştirmek |
|
attack |
saldırmak |
|
attain |
ulaşmak, elde etmek,
erişmek, kazanmak |
|
attempt |
denemek, teşebbüs etmek,
kalkışmak |
|
attend |
katılmak |
|
attract |
çekmek |
|
attribute |
atfetmek, bağlamak, yormak |
|
avenge |
intikamını/öcünü almak, |
|
avoid |
önlemek, kaçınmak |
|
awake / awoke / awoken |
uyanmak |
|
backslide / backslid /
backslidden-backslid |
kötü yola düşmek |
|
bail |
kurtarmak, kefaletle
serbest bırakmak |
|
bait |
yemlemek, rahatsız etmek |
|
bake |
fırınlamak |
|
ban |
yasaklamak, men etmek |
|
bargain / bargained / |
pazarlık etmek, anlaşmak |
|
bathe |
yıka(n)mak, banyo yapmak |
|
be / was,were / been |
olmak |
|
be addicted to |
düşkün olmak, bağımlı
olmak, meraklısı olmak |
|
be afraid |
korkmak |
|
be ashamed |
utanmak, mahçup olmak |
|
be aware |
farkında olmak, haberi
olmak |
|
be fond of |
düşkün olmak, meraklısı
olmak, bayılmak |
|
be shy |
utanmak, ürkmek, çekinmek,
atmak, fırlatmak |
|
bear |
üstlenmek |
|
beat / beat / beaten |
dövmek, yenmek |
|
become / became / become |
olmak |
|
beg |
dilenmek, yalvarmak,
dilemek |
|
begin / began / begun |
başla(t)mak |
|
begrudge |
kıskanmak, çekememek |
|
behave |
davranmak |
|
belie |
yanıltmak, yalancı
çıkarmak, yalanlamak, çelişmek |
|
believe |
inanmak |
|
belittle |
aşağılamak, küçümsemek, |
|
belong |
ait olmak |
|
bend / bent / bent |
bükmek |
|
benefit |
yararlanmak, faydası olmak |
|
bet / bet / bet |
bahse girmek |
|
betray |
aldatmak,
ihanet/hainlik/hıyanet etmek, ele vermek |
|
beware |
sakınmak, çekinmek,
kaçınmak |
|
bid / bid - bade / bidden |
teklif vermek, deklare
etmek, fiyat vermek |
|
bind / bound / bound |
bağlamak, ciltlemek |
|
bite / bit / bitten |
ısırmak |
|
blame |
suçlamak |
|
blanket |
örtmek, örtbas etmek,
battaniye ile örtmek |
|
blast off |
fırlamak, havalanmak |
|
blaze |
parlamak, alev alev yanmak,
ışımak, tutuşmak |
|
bleed / bled / bled |
kanamak, boşaltmak |
|
blend |
harmanlamak, karıştırmak, |
|
blow / blew / blown |
üflemek, esmek |
|
blush |
utanmak, kızarmak, yüzü
kızarmak |
|
boast |
övünmek, böbürlenmek,
iftihar etmek |
|
boil |
kaynatmak |
|
boost |
yükseltmek, arttırmak |
|
borrow |
ödünç almak |
|
bother |
sinir bozmak, canını sıkmak |
|
break / broke / broken |
kırmak |
|
break down |
yıkmak, kırmak, bölmek,
boz(ul)mak |
|
breath |
nefes almak |
|
breed / bred / bred |
doğurmak, yetiştirmek,
beslemek |
|
brief |
özetlemek, bilgi vermek |
|
bring / brought / brought |
getirmek |
|
broadcast / broadcast /
broadcast |
yayımlamak |
|
browbeat / browbeat /
browbeaten - browbeat |
yıldırmak, gözünü korkutmak |
|
brush |
fırçalamak, sürtünmek |
|
build / built / built |
inşa etmek |
|
bump |
çarpmak, toslamak,
çarpışmak |
|
burden |
yüklemek, sırtına yüklemek, |
|
burn / burned-burnt /
burned-burnt |
yanmak, yakmak |
|
burst / burst / burst |
patlamak |
|
bury |
gömmek, gizlemek, defnetmek |
|
bust / busted - bust /
busted - bust |
kırmak, tutuklamak,
patlatmak, bozmak, vurmak |
|
buy / bought / bought |
satın almak |
|
calculate |
hesaplamak |
|
call |
çağrı yapmak |
|
Can/be able |
Mümkün olmak |
|
cancel |
iptal etmek |
|
captivate |
çekmek, cezbetmek,
büyülemek |
|
capture |
ele geçirmek, almak,
zaptetmek |
|
care |
bakmak |
|
carry |
taşımak |
|
carry on |
sürdürmek, devam ettirmek,
peşini bırakmamak |
|
carry out |
gerçekleştirmek, uygulamak,
başarmak |
|
cast / cast / cast |
atmak, fırlatmak, dökmek |
|
catch / caught / caught |
yakalamak |
|
cater |
hitap etmek, sağlamak,
temin etmek |
|
cause |
neden olmak |
|
cede |
devretmek, vazgeçmek,
vermek |
|
cement |
güçlendirmek, yapıştırmak,
betonlamak, sağlamlaştırmak |
|
chair |
başkanlık etmek, yetki
vermek, yönetmek |
|
challenge |
meydan okumak, itiraz
etmek, reddetmek, kafa tutmak |
|
change |
değiştirmek |
|
charge |
doldurmak, suçlamak |
|
charm |
cezbetmek, büyülemek,
hayran bırakmak |
|
chase |
izlemek, kovalamak, peşine
düşmek |
|
chat |
sohbet etmek |
|
cheat |
aldatmak |
|
check |
kontrol etmek |
|
cheer |
tezahürat yapmak,
neşelendirmek, alkışlamak |
|
chew |
çiğnemek, kafa yormak |
|
chide |
azarlamak, paylamak,
çıkışmak |
|
choose / chose / chosen |
seçmek |
|
circumvent |
atlatmak, engellemek,
önlemek, bozmak, tuzağa düşürmek |
|
cite |
anmak, aktarmak, bahsetmek,
alıntı yapmak |
|
claim |
iddia etmek, üstlenmek |
|
clap |
alkışlamak |
|
clarify |
açıklamak, berraklaştırmak |
|
classify |
sınıflandırmak |
|
clean |
temizlemek |
|
clear |
temizlemek |
|
climb |
tırmanmak |
|
cling / clung / clung |
yapışmak, sarılmak,
tutunmak |
|
close / shut |
kapamak / kapatmak |
|
clothe / clothed - clad [?]
/ clothed - clad [?] |
giydirmek, |
|
clue |
bilgi vermek |
|
coincide |
rastlamak, denk gelmek,
tutarlı olmak |
|
collect |
toplamak |
|
collude |
dolap çevirmek, gizlice
anlaşmak |
|
comb |
taramak |
|
combine |
birleştirmek |
|
come / came / come |
gelmek |
|
commemorate |
anmak, kutlamak, hatırasına
yapmak |
|
comment |
yorumlamak |
|
commit |
işlemek, adamak, teslim
etmek, söz vermek |
|
communicate |
haberleşmek |
|
commute |
hafifletmek, çevirmek,
değiştirmek, takas etmek |
|
compare |
karşılaştırmak |
|
compel |
zorlamak, mecbur etmek,
zorunda bırakmak |
|
compensate |
tazmin etmek, karşılamak,
denklemek |
|
compete |
yarışmak |
|
complain |
şikayet etmek |
|
complete |
tamamlamak |
|
comply |
uymak, boyun eğmek, razı
olmak |
|
compose |
bestelemek |
|
comprise |
içermek, kapsamak, ihtiva
etmek |
|
compromise |
anlaşmak, uzlaş(tır)mak,
riske atmak |
|
conceal |
gizlemek, saklamak, örtbas
etmek |
|
concede |
kabullenmek, ödün vermek,
uygun bulmak |
|
conceive |
düşünmek, tasavvur etmek,
anlamak, kavramak |
|
concentrate |
yoğunlaşmak |
|
concern |
endişe etmek |
|
concert |
kararlaştırmak, birlikte
hareket etmek, planlamak |
|
condemn |
kınamak, suçlamak |
|
condense |
yoğunlaş(tır)mak,
koyulaşmak, sıvı hale dönüşmek |
|
conduct |
yönetmek, yönlendirmek,
geçirmek |
|
confer |
sunmak, vermek, görüşmek,
danışmak |
|
confess |
itiraf etmek |
|
confirm |
onaylamak |
|
conflict |
çekişmek, anlaşmazlığa
düşmek, savaşmak |
|
confound |
şaşırtmak, karıştırmak,
utandırmak, kahretmek |
|
confront |
yüzleştirmek, karşı koymak,
karşılaştırmak |
|
confuse |
şaşırtmak, karıştırmak,
ayırd edememek |
|
congest |
tıka(n)mak,
kalabalıklaşmak, doldurmak |
|
congratulate |
tebrik etmek |
|
connect |
bağla(n)mak |
|
conserve |
korumak, muhafaza etmek,
konserve yapmak |
|
consider |
düşünmek |
|
consist |
oluşmak, ibaret olmak |
|
constitute |
oluşturmak, teşkil etmek,
atamak, seçmek, |
|
consult |
danışmak |
|
contact |
temas etmek |
|
contain |
içermek |
|
contaminate |
bulaştırmak, kirletmek,
bozmak |
|
contest |
rekabet etmek, yarışmak,
karşı koymak |
|
continue |
devam etmek |
|
contradict |
yalanlamak, çelişmek |
|
contribute |
katkıda bulunmak |
|
control |
kontrol etmek |
|
convert |
dönüştürmek |
|
convey |
iletmek, taşımak,
nakletmek, yaymak |
|
convict |
suçlu bulmak, mahkum etmek |
|
convince |
ikna etmek |
|
cook |
pişirmek |
|
cooperate |
işbirliği yapmak |
|
coordinate |
koordine etmek |
|
cope with |
ile başa çıkmak |
|
copy |
kopyalamak |
|
correct |
düzeltmek |
|
correspond |
haberleşmek |
|
corrupt |
bozmak, ayartmak, baştan
çıkarmak, rüşvet vermek |
|
cost / cost / cost |
maliyet olmak |
|
cough |
öksürük |
|
count |
saymak |
|
counter |
karşı koymak |
|
cover |
kapatmak, örtmek, kapsamak |
|
crack |
çatla(t)mak, kırmak, çökmek |
|
cram |
tıkmak, sık(ıştır)mak,
tıkınmak |
|
create |
oluşturmak |
|
creep / crept / crept |
emeklemek, sürünmek |
|
criticize |
eleştirmek |
|
cross |
geçmek |
|
crush |
ezmek, kahretmek, |
|
cry |
ağlamak |
|
curb |
frenlemek, gemlemek,
zaptetmek |
|
cure |
tedavi etmek |
|
customize |
müşteri isteğine göre
değiştirmek |
|
cut / cut / cut |
kesmek |
|
cut back |
budamak, kısmak, kesmek,
azaltmak |
|
damage |
hasar vermek |
|
dance |
dans etmek |
|
deal / dealt / dealt |
uğraşmak, ilgilenmek,
dağıtmak |
|
deal with |
ile uğraşmak, ile başa
çıkmak |
|
deceive |
aldatmak |
|
decide |
karar vermek |
|
decimate |
kırıp geçirmek, çoğunu
öldürmek, |
|
declare |
bildirmek |
|
decline |
azalmak, reddetmek, geri
çevirmek, düşmek |
|
decrease |
azaltmak |
|
dedicate |
adamak, tahsis etmek, ithaf
etmek |
|
deduce |
anlamak, sonuç çıkarmak,
gelişimini izlemek |
|
defeat |
yenmek, devirmek,
engellemek |
|
defend |
savunmak |
|
define |
tanımlamak |
|
delay |
ertelemek, geciktirmek,
oyalamak |
|
delete |
silmek |
|
deliberate |
tartmak, üzerinde düşünmek,
danışmak |
|
deliver |
teslim etmek, dağıtmak |
|
demand |
talep etmek |
|
demolish |
yıkmak, tahrip etmek |
|
demonstrate |
göstermek, kanıtlamak,
gösteri yapmak |
|
denounce |
kınamak, ihbar etmek,
geçersizliğini duyurmak |
|
deny |
reddetmek, yalanlamak |
|
depart |
yola çıkmak, gitmek, ölmek |
|
depend |
bağlı olmak |
|
depict |
göstermek, tasvir etmek,
resmetmek |
|
deploy |
dağıtmak, uygulamak,
yaymak, konuşlanmak |
|
deport |
uzaklaştırmak,
sınırdışı/tehcir etmek |
|
depose |
azletmek, görevden almak,
tahttan indirmek, ifade vermek, şahitlik etmek |
|
deprive |
mahrum/yoksun bırakmak |
|
derive |
türetmek, çıkarmak,
sağlamak |
|
descend |
miras kalmak, inmek,
alçalmak |
|
describe |
tanımlamak |
|
desensitize |
duyarsızlaştırmak,
hassasiyetini azaltmak |
|
desert |
bırakmak, terketmek,
yüzüstü bırakmak |
|
deserve |
hak etmek, layık olmak |
|
design |
dizayn etmek |
|
designate |
atamak, tayin etmek,
tanımlamak, göstermek |
|
desire |
arzulamak |
|
destroy |
yıkmak |
|
detain |
alıkoymak, gözaltına almak,
mahrum etmek, hapsetmek |
|
deter |
engellemek, caydırmak,
yıldırmak |
|
deteriorate |
boz(ul)mak, kötüleşmek,
fenalaşmak |
|
determine |
belirlemek |
|
devastate |
harap etmek, mahvetmek |
|
develop |
geliştirmek |
|
devote |
adamak, ayırmak, tahsis
etmek |
|
devour |
oburca yemek, yalayıp
yutmak, bir çırpıda bitirmek |
|
diagnose |
teşhis etmek, tanımlamak |
|
die |
ölmek |
|
differ |
farklılık göstermek |
|
dig / dug / dug |
kazmak |
|
digest |
sindirmek, kavramak,
hazmetmek, katlanmak |
|
dim |
karar(t)mak,
donuklaştırmak, bulandırmak |
|
diminish |
azaltmak, küçültmek |
|
direct |
yönlendirmek |
|
disagree |
katılmamak, aynı görüşte
olmamak |
|
disallow |
izin vermemek, reddetmek,
menetmek |
|
disappear |
kaybolmak |
|
disappoint |
hayal kırıklığına uğratmak |
|
disclose |
ifşa etmek, açığa vurmak,
meydana çıkarmak |
|
discourage |
vazgeçirmek |
|
discover |
keşfetmek |
|
discuss |
tartışmak |
|
disjoint |
sökmek, parçalamak |
|
dismantle |
sökmek, dağıtmak,
parçalamak, boşaltmak |
|
dismay |
dehşete/umutsuzluğa
düşürmek |
|
dismiss |
işten çıkarmak, azletmek,
reddetmek, kovmak |
|
disorder |
bozmak, düzenini bozmak,
karıştırmak |
|
dispel |
defetmek, dağıtmak,
gidermek, |
|
disperse |
dağıtmak, yay(ıl)mak,
dağılmak |
|
display |
göstermek |
|
disprove / disproved /
disproved - disproven |
yalanlamak, çürütmek,
aksini ispatlamak |
|
disregard |
ihmal etmek, önemsememek |
|
disrupt |
bozmak, dağıtmak,
parçalamak, yarmak |
|
distinguish |
ayırmak |
|
distort |
çarpıtmak, saptırmak,
bozmak |
|
distract |
dikkatini dağıtmak,
şaşırtmak, avutmak |
|
distribute |
dağıtmak |
|
disturb |
rahatsız etmek |
|
dive |
dalmak |
|
dive (jump head-first) /
dove - dived / dived |
dalmak |
|
divide |
bölmek |
|
do / did / done |
yapmak |
|
document |
belgelemek, kanıtlamak, |
|
donate |
bağışlamak, bağışta
bulunmak |
|
draft |
görevlendirmek, hazırlamak,
tasarlamak |
|
drag |
sürüklemek, çekmek, taramak |
|
drain |
boşaltmak, akıtmak,
kurutmak |
|
draw / drew / drawn |
çekmek |
|
dread |
korkmak, ödü kopmak, ürkmek |
|
dream / dreamed-dreamt /
dreamed-dreamt |
rüya görmek |
|
dress |
giyinmek |
|
drill |
delmek |
|
drink / drank / drunk |
içmek |
|
drive / drove / driven |
sürmek |
|
drive out |
çıkarmak, korkmak, araba
ile sürmek |
|
drop |
düşmek |
|
drown |
boğmak, bastırmak, suda
boğ(ul)mak |
|
dry |
kurutmak, kurumak,
kurulamak |
|
dwell / dwelt - dwelled [?]
/ dwelt - dwelled [?] |
ikamet etmek, yaşamak |
|
earn |
kazanmak |
|
ease |
hafifletmek,
kolaylaştırmak, rahatlatmak |
|
eat / ate / eaten |
yemek yemek |
|
educate |
eğitmek |
|
elaborate |
ayrıntılara inmek,
detaylandırmak, özen göstermek |
|
elect |
seçmek |
|
eliminate |
yok etmek, elemek, bertaraf
etmek |
|
embark |
girişmek, atılmak, |
|
embarrass |
utandırmak, engellemek,
şaşırtmak, sıkıntı vermek |
|
embed |
gömmek, yerleştirmek,
oturtmak, kafasına yerleştirmek |
|
embrace |
benimsemek, kucakla(ş)mak,
kapsamak, sarmak |
|
emerge |
ortaya çıkmak, su yüzüne
çıkmak, doğmak |
|
emigrate |
göç etmek, göç vermek,
göçmek (sadece insanlar içindir. Hareket noktası esaslıdır) |
|
emphasize |
vurgulamak, üzerinde
durmak, önemini belirtmek |
|
employ |
kullanmak, çalıştırmak,
görevlendirmek, |
|
enable |
etkinleştirmek, olanak
sağlamak |
|
enact |
yasalaştırmak, sahnelemek,
çıkarmak, canlandırmak, oynamak |
|
encounter |
karşılaşmak, rastlamak,
çarpışmak, yüz yüze gelmek |
|
encourage |
teşvik etmek |
|
endanger |
tehlikeye atmak |
|
endear |
sevdirmek |
|
endorse |
onaylamak, desteklemek,
ciro etmek |
|
endow |
bağışlamak, bahşetmek |
|
endure |
dayanmak, katlanmak, sürmek |
|
engage |
çekmek, tutmak,
bağla(n)mak, söz vermek, işe almak, garanti etmek |
|
enhance |
artırmak |
|
enjoy |
hoşlanmak |
|
enlarge |
genişle(t)mek, büyü(t)mek |
|
enroll |
kaydetmek, kabul etmek,
askere almak |
|
ensure |
sağlamak, garantiye almak,
sağlama almak |
|
enter |
girmek |
|
entitle |
yetki vermek, unvan vermek,
isimlendirmek |
|
envision |
düşünmek, gözünün önüne
getirmek |
|
envy |
kıskanmak, gıpta etmek
(olumlu manada) |
|
eradicate |
yok etmek, kökünü kurutmak |
|
erase |
silmek |
|
erode |
aşındırmak, sarsmak,
kemirmek |
|
escape |
kaçmak |
|
establish |
kurmak |
|
esteem |
saygı duymak, takdir etmek,
değer vermek |
|
estimate |
tahmin etmek |
|
evacuate |
tahliye etmek, boşaltmak,
vücuttan dışarı atmak |
|
evade |
kaçınmak, savuşturmak,
kurtulmak |
|
evaluate |
değerlendirmek, ölçmek,
değer biçmek |
|
evolve |
geliş(tir)mek, çıkarmak,
evrim geçirmek |
|
exaggerate |
abartmak |
|
examine |
incelemek |
|
exceed |
aşmak, geçmek, |
|
excite |
heyecanlandırmak, tahrik
etmek, uyarmak, kışkırtmak |
|
exclude |
hariç tutmak, dışlamak,
çıkarmak, dahil etmemek |
|
excrete |
atıkların vücuttan
boşaltılması |
|
excuse |
bağışlamak, mazur görmek,
affetmek, göz yummak |
|
execute |
gerçekleştirmek, yapmak,
yerine getirmek, sergilemek |
|
exhale |
nefes vermek, üflemek |
|
exhaust |
boşaltmak, tüketmek,
bitirmek |
|
exhibit |
sergilemek, göstermek,
sunmak, teşhir etmek |
|
exist |
mevcut olmak |
|
exit |
çıkmak, sahneden çıkmak,
ölmek |
|
expand |
genişle(t)mek, büyü(t)mek |
|
expect |
beklemek |
|
expel |
kovmak, sürmek, sınırdışı
etmek |
|
experience |
tecrübe etmek, yaşamak |
|
expire |
sona ermek |
|
explain |
açıklamak |
|
explode |
patla(t)mak, kırılmak,
çürütmek, havaya uçurmak |
|
exploit |
sömürmek, kullanmak,
faydalanmak, işletmek |
|
explore |
keşfetmek, araştırmak,
muayene etmek |
|
expose |
göstermek, açığa çıkarmak,
maruz bırakmak |
|
express |
açıklamak |
|
extend |
uzatmak |
|
extract |
çıkarmak, almak, |
|
face |
karşı karşıya gelmek,
yüzleşmek, bakmak |
|
fail |
başarısız olmak |
|
fall / fell / fallen |
düşmek, dökülmek |
|
familiarize |
alıştırmak, tanıtmak,
ilişki kurmak |
|
fascinate |
cezbetmek, büyülemek,
hayran bırakmak |
|
fatigue |
yorulmak, yormak, |
|
fear |
korkmak, endişe etmek,
kuşkulanmak |
|
feed / fed / fed |
beslemek |
|
feel / felt / felt |
hissetmek |
|
fight / fought / fought |
kavga etmek |
|
fill |
dol(dur)mak, doyurmak,
şiş(ir)mek |
|
find / found / found |
bulmak |
|
fine |
ceza vermek (para) |
|
finish |
bitirmek |
|
fire |
işten atmak/çıkarmak,
yakmak, kovmak, ateş etmek |
|
fit |
yerleştirmek |
|
fix |
düzeltmek |
|
flap |
kanat çırpmak, savurmak,
salla(n)mak |
|
flatten |
düzleş(tir)mek,
yassılaştırmak |
|
flee / fled / fled |
firar etmek |
|
flesh out |
ayrıntılarıyla anlatmak |
|
fling / flung / flung |
atmak, fırlatmak |
|
flock |
üşüşmek, akın etmek |
|
flourish |
güzelleşmek, gelişmek,
büyümek |
|
flow |
akmak |
|
fly / flew / flown |
uçmak |
|
focus |
odaklanmak |
|
fold |
kıvırmak, katlamak, |
|
follow |
takip etmek |
|
forbid / forbade /
forbidden |
yasaklamak |
|
force |
zorlamak |
|
forecast / forecast /
forecast |
tahmin etmek |
|
forego (also forgo) /
forewent / foregone |
vazgeçmek (aynı zamanda
bırakmak) |
|
foresee / foresaw /
foreseen |
öngörmek |
|
foretell / foretold /
foretold |
kehanette bulunmak |
|
forget / forgot / forgotten |
unutmak |
|
forgive / forgave /
forgiven |
affetmek |
|
form |
oluşturmak, kurmak |
|
forsake / forsook /
forsaken |
vazgeçmek, terketmek |
|
fortify |
güçlendirmek,
kuvvetlendirmek, desteklemek |
|
foster |
teşvik etmek, beslemek,
büyütmek, gayretlendirmek |
|
found |
kurmak, temelini atmak,
dayandırmak |
|
fray |
yıpra(t/n)mak, aşın(dır)mak |
|
freeze / froze / frozen |
donmak |
|
frostbite / frostbit /
frostbitten |
soğuktan acımak |
|
frustrate |
boşa çıkarmak, önlemek,
işini bozmak, hayal kırıklığına uğratmak |
|
fulfill |
yerine getirmek |
|
gain |
kazanmak |
|
gape |
esnemek, ağzı açık kalmak,
bakakalmek |
|
gather |
toplamak, toplanmak, bir
araya getirmek |
|
generate |
üretmek, oluşturmak,
meydana getirmek |
|
get / got / gotten |
almak |
|
get angry |
kızmak, sinirlenmek |
|
get back |
geri almak, geri dönmek,
dönmek |
|
give / gave / given |
vermek |
|
glance |
göz atmak/gezdirmek |
|
glimpse |
göz atmak, gözüne ilişmek,
görünüp kaybolmak |
|
glorify |
övmek, göklere çıkarmak,
abartmak |
|
go / went / gone |
gitmek |
|
grab |
kapmak, yakalamak, zorla
almak |
|
grant |
bağışlamak, vermek, burs
vermek, |
|
graze |
otla(t)mak, sıyırmak |
|
greet |
selamlamak, karşılamak |
|
grind / ground / ground |
öğütmek, bilemek, çekmek |
|
grip |
yakalamak, tutmak,
kavramak, çekmek |
|
grow / grew / grown |
büyümek |
|
guess |
tahmin etmek |
|
guide |
rehberlik etmek |
|
hammer |
çakmak, çekiçlemek, dövmek |
|
hamper |
engellemek, engel olmak,
kösteklemek |
|
hand down |
bırakmak, miras bırakmak,
devretmek, karar vermek, kararı bildirmek |
|
hand-feed / hand-fed /
hand-fed |
elle beslemek |
|
handle |
işlemek, ele almak,
üstesinden gelmek |
|
handwrite / handwrote /
handwritten |
elle yazmak |
|
hang / hung / hung |
asmak |
|
happen |
olmak |
|
harass |
taciz etmek, bezdirmek,
rahatsız etmek |
|
harvest |
toplamak, biçmek, hasat
kaldırmak |
|
hate |
nefret etmek |
|
have / had / had |
sahip olmak |
|
head |
gitmek, yönelmek, yönetmek,
başı çekmek |
|
heal |
iyileş(tir)mek, düzeltmek |
|
hear / heard / heard |
duymak |
|
help |
yardım etmek |
|
hesitate |
tereddüt etmek |
|
hew / hewed / hewn - hewed |
yontmak, çentmek, yarmak |
|
hide / hid / hidden |
gizlemek |
|
highlight |
vurgulamak, altını çizmek |
|
hinder |
engellemek, engel olmak,
aksatmak, alıkoymak |
|
hire |
kiralamak |
|
hit / hit / hit |
vurmak |
|
hold / held / held |
tutmak |
|
hole |
delmek |
|
hope |
ummak |
|
host |
ağırlamak, konuk etmek |
|
humiliate |
aşağılamak, utandırmak |
|
hurry |
acele etmek |
|
hurt / hurt / hurt |
zarar vermek |
|
identify |
belirlemek, tanımak, kimlik
tespiti yapmak |
|
ignite |
tutuşturmak, ateşlemek,
yakmak |
|
ignore |
ihmal etmek, aldırmamak |
|
imagine |
hayal etmek |
|
immigrate |
göç etmek, göç almak,
göçmek (sadece insanlar içindir. Varış noktası esaslıdır) |
|
impair |
bozmak, azaltmak,
zayıflatmak |
|
implement |
gerçekleştirmek, yerine
getirmek, uygulamak |
|
implicate |
bulaştırmak, karıştırmak,
sokmak, içermek |
|
imply |
ima etmek, anlamına gelmek,
içermek, demeye gelmek |
|
impose |
yüklemek, zorlamak,
uygulamaya koymak, |
|
impress |
etkilemek |
|
imprison |
hapsetmek, tutuklamak,
yasaklamak |
|
improve |
iyileştirmek |
|
incite |
teşvik etmek, tahrik etmek,
dürtmek |
|
incline |
meyletmek, eğilmek, eğmek |
|
include |
içermek, dahil olmak |
|
increase |
artırmak |
|
indicate |
belirtmek |
|
indict |
suçlamak, dava açmak |
|
inflame |
tutuşmak, kışkırtmak,
alevlendirmek |
|
inflict |
zorlamak, uğratmak,
yüklemek |
|
influence |
etkilemek |
|
inform |
bildirmek |
|
infringe |
ihlal etmek, çiğnemek,
bozmak, hakkını yemek |
|
ingest |
yemek, yutmak, mideye
indirmek |
|
inhale |
nefes almak, teneffüs
etmek, solumak, içine çekmek, iç çekmek |
|
inherit |
miras almak, mirasa konmak |
|
inhibit |
engellemek, yasaklamak,
kısıtlamak |
|
initiate |
başlatmak |
|
injure |
yaralamak |
|
inlay / inlaid / inlaid |
kakmak, çerçevelemek |
|
input / input - inputted /
input - inputted |
girmek |
|
inquire |
sormak, soruşturmak,
araştırmak |
|
inscribe |
kazımak, yazmak, atfetmek,
kaydetmek |
|
insert |
eklemek |
|
insist |
ısrar etmek |
|
inspire |
ilham vermek, aşılamak,
canlandırmak |
|
install |
kurmak, yerleştirmek, monte
etmek, atamak |
|
instill |
işlemek, aşılamak, sokmak,
damla damla akıtmak |
|
insult |
aşağılamak, hakaret etmek |
|
insure |
sigortalamak |
|
integrate |
birleştirmek, tamamlamak,
bütünlemek, kaynaştırmak |
|
intend |
amaçlamak, niyetinde olmak |
|
intensify |
kuvvetlendirmek,
yoğunlaştırmak, pekiştirmek |
|
interact |
birbirini etkilemek |
|
intercept |
durdurmak, yolunu kesmek,
yakalamak, önlemek |
|
interfere |
müdahale etmek |
|
interpret |
yorumlamak, değerlendirmek,
tercüme etmek |
|
interrogate |
sorgulamak, sorguya çekmek |
|
interrupt |
kesmek, ara vermek, sözünü
kesmek |
|
intervene |
karışmak, araya girmek,
arada olmak |
|
interweave / interwove -
interweaved / interwoven - interweaved |
birlikte dokumak/örmek, içi
içe geçmek |
|
intimidate |
korkutmak, gözdağı vermek |
|
introduce |
tanıtmak |
|
invade |
istila etmek, saldırmak,
ele geçirmek |
|
invest |
yatırım yapmak |
|
investigate |
incelemek, soruşturmak,
araştırmak |
|
invigorate |
canlandırmak |
|
invite |
davet etmek |
|
involve |
karıştırmak, kapsamak,
dahil olmak |
|
issue |
yayınlamak, ihraç etmek |
|
itch |
kaşın(dır) mak, can
atmak, çok istemek |
|
join |
katılmak |
|
joke |
şaka yapmak |
|
jump |
atlamak |
|
justify |
haklı çıkarmak, doğrulamak,
aklamak |
|
keep / kept / kept |
tutmak |
|
kick |
tekme atmak |
|
kidnap |
kaçırmak |
|
kill |
öldürmek |
|
kneel / knelt - kneeled /
knelt - kneeled |
diz çökmek |
|
knit / knitted - knit /
knitted - knit |
örmek, bağlamak, dokumak,
birleşmek, kaynamak |
|
knock |
vurmak |
|
know / knew / known |
bilmek |
|
label |
etiketlemek, sınıflandırmak |
|
lack |
olmamak, yoksun olmak,
ihtiyacı olmak |
|
languish |
çürümek, hali kalmamak,
cansızlaşmak |
|
lash out |
ateş püskürmek, saldırmak,
etrafa saldırmak |
|
last |
dayanmak, sürmek, devam
etmek |
|
laugh |
gülmek |
|
launch |
başlatmak, piyasaya sürmek |
|
launder |
aklamak, çamaşır yıkamak |
|
lay / laid / laid |
koymak, yerleştirmek |
|
lay off |
işten çıkarmak, bırakmak |
|
lead / led / led |
yol göstermek, liderlik
etmek |
|
lean / leaned - leant [?] /
leaned - leant [?] |
yaslanmak, eğilmek,
meyletmek, meyilli olmak |
|
leap / leaped - leapt [?] /
leaped - leapt [?] |
atlamak, sıçramak |
|
learn / learned-learnt /
learned-learnt |
öğrenmek |
|
leave / left / left |
ayrılmak |
|
lend / lent / lent |
ödünç vermek |
|
let / let / let |
izin vermek |
|
let alone |
rahat bırakmak, karışmamak,
şöyle dursun |
|
lie / lay / lain |
yatmak, yalan söylemek,
uzanmak |
|
liftoff |
kalkmak |
|
light / lit - lighted / lit
- lighted |
ışık tutmak |
|
like |
beğenmek, hoşlanmak |
|
liken |
benzetmek, benzerlik bulmak |
|
limit |
sınırlamak |
|
line up |
sırala(n)mak, diz(il)mek |
|
link |
bağlantı kurmak, bağlamak |
|
listen |
dinlemek |
|
live |
yaşamak |
|
load |
yüklemek |
|
lobby |
lobi oluşturmak, kulis
yapmak |
|
lock |
kilitlemek |
|
loll |
tembelce oturmak, yayılmak |
|
look |
görünmek |
|
look at |
bakmak |
|
look for |
aramak, beklemek, bulmaya
çalışmak, ummak |
|
loom |
karaltı gibi belli belirsiz
görünmek |
|
loot |
yağmalamak |
|
lose / lost / lost |
kaybetmek |
|
love |
sevmek |
|
lure |
cezbetmek, ayartmak,
yemlemek |
|
magnify |
abartmak, büyütmek, övmek |
|
maintain |
korumak, devam etmek |
|
make / made / made |
yapmak |
|
make/do |
yapmak |
|
manage |
yönetmek |
|
map |
haritalamak, planlamak |
|
march |
yürüyüş yaptırmak |
|
mark |
işaretlemek, çizmek,
mimlemek |
|
massacre |
katliam yapmak, kılıçtan
geçirmek |
|
matter |
önemi olmak, önemli olmak,
iltihaplanmak |
|
mean / meant / meant |
kastetmek, anlamına gelmek |
|
measure |
ölçmek |
|
meet / met / met |
karşılamak |
|
melt |
eri(t)mek, yumuşa(t)mak |
|
memorize |
ezberlemek |
|
menace |
tehdit etmek, gözdağı
vermek |
|
mend |
tamir etmek, onarmak |
|
mention |
anmak, söylemek |
|
mesmerize |
ipnotize etmek |
|
migrate |
göç etmek, göçmek (insan ve
hayvanlar için, genellikle geçici göçler için) |
|
mind |
dikkatli olmak, dikkat
etmek, itaat etmek |
|
mirror |
yansıtmak, aksetmek |
|
miscast / miscast / miscast |
yanlış rol dağıtımı yapmak |
|
misdeal / misdealt /
misdealt |
yanlış dağıtmak |
|
misdo / misdid / misdone |
yanlış yapmak |
|
mishear / misheard /
misheard |
yanlış duymak |
|
mislay / mislaid / mislaid |
yanlış yere koymak,
kaybetmek |
|
mislead / misled / misled |
şaşırtmak, yanlış
yönlendirmek |
|
misread / misread / misread |
yanlış yorumlamak/okumak |
|
miss |
kaçırmak, ıskalamak,
özlemek |
|
misspeak / misspoke /
misspoken |
yanlış konuşmak |
|
misspell / misspelled -
misspelt [?] / misspelled - misspelt [?] |
yanlış yazmak, yazım hatası
yapmak |
|
misspend / misspent /
misspent |
boşa harcamak |
|
mistake / mistook /
mistaken |
yanlış anlamak,
karıştırmak, yanılmak |
|
misunderstand /
misunderstood / misunderstood |
yanlış anlamak |
|
miswrite / miswrote /
miswritten |
yanlış yazmak |
|
mix |
karıştırmak |
|
moderate |
hafifletmek, yumuşa(t)mak,
başkanlık etmek, |
|
modify |
değişiklik yapmak,
nitelemek |
|
monitor |
izlemek |
|
mount |
monte etmek, oturtmak,
bindirmek, üzerine çıkmak, binmek |
|
mourn |
yas/matem tutmak,ağlamak, |
|
move |
hareket etmek |
|
mow / mowed / mowed - mown |
biçmek |
|
murder |
cinayet işlemek |
|
mystify |
şaşırtmak, hayret ettirmek |
|
narrow |
daral(t)mak, kısmak |
|
need |
gerekmek |
|
neglect |
ihmal etmek, boşlamak, |
|
negotiate |
görüşmek, tartışmak, aşmak,
ciro etmek |
|
nest |
yuvaya yerleşmek, yuva
yapmak |
|
nestle |
barındırmak, yerleşmek,
bağrına basmak |
|
nod |
kafa sallamak, başı ile
selam vermek |
|
note |
not etmek, dikkat etmek,
işaretlemek, yazmak |
|
notice |
farketmek |
|
notify |
bildirmek, tebliğ etmek |
|
obey |
itaat etmek |
|
object |
itiraz etmek, karşı çıkmak |
|
observe |
gözlemek |
|
obtain |
elde etmek |
|
occupy |
işgal etmek |
|
occur |
meydana gelmek |
|
offend |
gücendirmek |
|
offer |
teklif etmek, sunmak |
|
offset / offset / offset |
dengelemek, denkleştirmek |
|
omit |
atlamak |
|
open |
açmak |
|
operate |
işletmek |
|
opt |
yeğlemek, seçmek, tercih
etmek, karar kılmak |
|
order |
sipariş vermek, emretmek |
|
organize |
düzenlemek |
|
oust |
yerinden etmek, yerini
almak |
|
outbid / outbid / outbid |
artırmak |
|
outdo / outdid / outdone |
yenmek, üstün olmak |
|
outdraw / outdrew /
outdrawn |
başkalarının üzerinde
etkileme gücü olmak, silahını hızlı çekmek |
|
outlaw |
yasaklamak, sürmek,
feshetmek |
|
outweigh |
ağır basmak, daha ağır
gelmek |
|
overcharge |
kazıklamak, fazla yüklemek,
fahiş fiyatla satmak, |
|
overreach |
boyunu aşmak, hile ile
yenmek |
|
oversee |
denetlemek, yönetmek,
gözetmek |
|
overtake |
sollamak, yetişip geçmek,
yakalamak |
|
overthrow |
devirmek, yıkmak, çökertmek
|
|
owe |
borçlu olmak |
|
own |
sahip olmak, kabullenmek |
|
parse |
ayrıştırmak |
|
partake / partook /
partaken |
paylaşmak, yeralmak,
katılmak |
|
participate |
katılmak |
|
pass |
geçmek, vermek, geçirmek,
devretmek |
|
pass away |
ölmek, geç(ir)mek, vefat
etmek, boşa harcamak |
|
patrol |
devriye gezmek |
|
pay / paid / paid |
ödemek |
|
penalize |
ceza vermek, cezalandırmak |
|
penetrate |
işlemek, nüfuz etmek, içine
girmek, sokulmak |
|
perceive |
algılamak, kavramak,
hissetmek |
|
perform |
yapmak, uygulamak, yerine
getirmek |
|
permit |
izin/olanak/ruhsat vermek |
|
persecute |
işkence etmek, eziyet
etmek, zulüm etmek |
|
persist |
devam etmek, ısrar etmek,
sebat etmek |
|
persuade |
ikna etmek |
|
petition |
rica/istirham etmek,
dilekçe vermek |
|
pick |
toplamak, ayıklamak, seçmek |
|
pierce |
delmek |
|
place |
yerleştirmek, koymak,
oturtmak |
|
plan |
planlamak |
|
plant |
dikmek, ekmek, koymak |
|
play |
oynamak |
|
plead / pleaded - pled /
pleaded - pled |
savunmak, rica etmek,
yalvarmak |
|
please |
memnun etmek, hoşnut etmek |
|
pledge |
söz vermek, rehin vermek,
vaat etmek |
|
plummet |
dalmak, dimdik düşmek |
|
plunge |
dalmak, batırmak, atılmak |
|
point |
göstermek, işaret etmek |
|
point out |
belirtmek, işaret etmek,
göstermek, |
|
poise |
dik tutmak, dengelemek,
kaldırmak, dengede tutmak |
|
poison |
zehirlemek, zehir vermek |
|
poke |
karıştırmak, kurcalamak,
dürtüklemek |
|
pollute |
kirletmek, (çevreyi,
namusu), karalamak |
|
portray |
tanımlamak, tasvir etmek,
canlandırmak |
|
pose |
oluşturmak, yaratmak |
|
post |
postalamak |
|
postpone |
ertelemek, tecil etmek |
|
praise |
övmek, şükretmek |
|
pray |
dua etmek, namaz kılmak,
ibadet etmek |
|
predict |
önceden haber vermek,
kehanette bulunmak |
|
prefer |
tercih etmek |
|
prepare |
hazırlamak |
|
prepay / prepaid / prepaid |
ön ödeme yapmak |
|
present |
sunmak, tanıtmak, bulunmak |
|
preserve |
korumak, muhafaza etmek,
konserve yapmak |
|
press |
sıkıştırmak |
|
pretend |
numara yapmak, yalandan
yapmak, yapar gibi görünmek, bahane etmek |
|
prevail |
yenmek, hüküm sürmek,
yürürlükte olmak |
|
prevent |
önlemek, engellemek |
|
print |
basmak, yayınlamak |
|
proceed |
ilerlemek (biraz
duraklamadan sonra ilerlemek) |
|
process |
işlemek, yönlendirmek |
|
proclaim |
duyurmak, ilan etmek |
|
procure |
elde etmek, temin etmek,
sağlamak |
|
produce |
üretmek |
|
progress |
ilerlemek, ileri gitmek,
gelişmek, devam etmek |
|
prohibit |
yasaklamak |
|
prolong |
uzatmak, sürdürmek, temdit
etmek |
|
promise |
söz vermek |
|
prompt |
yönlendirmek, teşvik etmek,
harekete geçirmek |
|
pronounce |
duyurmak, söylemek |
|
propose |
önermek, teklif etmek |
|
prosper |
zenginleşmek, başarılı
olmak |
|
protect |
korumak |
|
protest |
protesto etmek |
|
prove / proved / proven -
proved |
kanıtlamak, ispatlamak |
|
provide |
sağlamak |
|
prowl |
kolaçan etmek, sinsice
dolaşmak |
|
publicize |
duyurmak, halka ilan etmek |
|
publish |
yayınlamak |
|
pull |
çekmek, asılmak |
|
punish |
ceza vermek, cezalandırmak,
azarlamak, hırpalamak |
|
purify |
arıtmak, temizlemek, saf
hale getirmek |
|
pursue |
izlemek |
|
push |
itmek |
|
put / put / put |
koymak |
|
put off |
ertelemek, baştan savmak,
vazgeçirmek |
|
put up with someone/something |
dayanmak, katlanmak |
|
qualify |
nitelemek, nitelendirmek,
tanımlamak |
|
quarrel |
kavga etmek, çekişmek |
|
quest |
aramak, araştırmak, |
|
quit |
işten ayrılmak, ayrılmak,
çıkmak, bırakmak |
|
quote |
aktarmak, alıntı yapmak,
tırnak içine almak, tekrar etmek |
|
rain |
yağmur yağmak |
|
raise |
yükseltmek, arttırmak |
|
range |
sıra halinde olmak,
dolaşmak, turlamak, dizmek, |
|
rank |
sırala(n)mak, diz(il)mek |
|
rape |
tecavüz etmek |
|
reach |
ulaşmak |
|
react |
tepki yapmak, karşı etki
yapmak |
|
Read / read / read |
Okumak |
|
reaffirm |
yeniden onaylamak, tekrar
doğrulamak, |
|
realize |
gerçekleştirmek, kavramak,
farkına varmak |
|
rebound |
yankılanmak, sekmek,
yansımak |
|
recall |
hatırla(t)mak, geri
çağırmak, anımsamak |
|
recede |
gerilemek, vazgeçmek,
gerilemek, geri çekilmek |
|
recieve |
almak, çekmek, kabul etmek,
karşılamak |
|
reclaim |
ıslah etmek, geri istemek,
düzeltmek, geri çağırmak |
|
recognize |
tanımak |
|
recommend |
tavsiye etmek, tembih etmek |
|
record |
kaydetmek |
|
recount |
anlatmak, nakletmek, sayıp
dökmek |
|
recover |
iyileşmek, toplamak,
düzelmek |
|
recruit |
toplamak, askere almak,
kuvvetlendirmek |
|
reduce |
azaltmak, düşürmek |
|
refer |
başvurmak, kastetmek,
sevketmek |
|
refine |
arıtmak, saflaştırmak,
inceltmek, rafine etmek |
|
reflect |
yansıtmak, düşünmek,
aksettirmek |
|
refuse |
reddetmek, geri çevirmek |
|
register |
kaydetmek, kayda geçirmek,
kayıtlı olmak |
|
regret |
üzülmek, teessüf etmek,
müteessir olmak |
|
rehearse |
prova yapmak, tekrarlamak,
ezberden okumak |
|
reimburse |
geri ödemek, zararını
karşılamak, tazminat vermek |
|
rein |
dizginlemek, kontrol
altında tutmak |
|
reject |
reddetmek |
|
relax |
dinlenmek, rahatlamak,
gevşemek |
|
relay / relayed / relayed |
yerini almak, yerine
koymak, yayın yapmak |
|
release |
serbest bırakmak,
salıvermek |
|
rely (on) |
güvenmek |
|
remain |
kalmak, durmak, geriye
kalmak |
|
remember |
hatırlamak |
|
remind |
hatırlatmak |
|
reminisce |
anmak, hatıralarından söz
etmek |
|
remove |
kaldırmak, çıkarmak,
taşımak |
|
rent |
kiralamak |
|
repair |
tamir etmek |
|
repay / repaid / repaid |
ödemek, geri vermek, karşılık vermek |
|
repeat |
tekrarlamak |
|
repel |
püskürtmek, geri çevirmek,
iğrendirmek |
|
replace |
değiştirmek, yerine koymak,
yerini almak |
|
replicate |
tekrarlamak, kopya etmek,
aynını yapmak |
|
reply |
cevap vermek |
|
report |
bildirmek, rapor etmek |
|
represent |
temsil etmek |
|
repulse |
püskürtmek, kovmak, itmek,
iğrendirmek |
|
request |
istemek, talep etmek, rica
etmek |
|
require |
istemek, gerektirmek |
|
rerun / reran / rerun |
yeniden piyasaya sürmek,
tekrar oynatmak, yeniden göstermek |
|
rescue |
kurtarmak, muaf tutmak,
hacizden kurtarmak |
|
resemble (in) |
benzemek |
|
reset / reset / reset |
ayarlamak, oturtmak |
|
reside |
ikamet etmek, oturmak,
bulunmak |
|
resign |
çekilmek, istifa etmek |
|
resolve |
çöz(ümle)mek, gidermek,
halletmek, |
|
resonate |
yankılamak, çınlamak, yankı
yapmak |
|
resort |
başvurmak, gitmek |
|
respect |
saygı göstermek, riayet
etmek |
|
respond |
cevap vermek |
|
rest |
dinlenmek, durmak |
|
restrict |
sınırlamak, kısıtlamak,
tahdit etmek |
|
result |
sonucu olmak |
|
resurrect |
diriltmek, yeniden yaşama
döndürmek |
|
retain |
tutmak, kaybetmemek,
alıkoymak, unutmamak |
|
retire |
çekilmek, emekli olmak,
ayrılmak |
|
retreat |
geri çekilmek, kaçmak,
gerilemek |
|
retrieve |
geri almak, kurtarmak,
kavuşmak |
|
return |
dönmek, geri dönmek |
|
reveal |
ifşa etmek, açığa vurmak,
meydana çıkarmak |
|
revenge |
intikamını/öcünü/hıncını
almak |
|
reverberate |
yansımak, aksetmek |
|
revere |
kutsamak, tapmak, büyük
saygı duymak |
|
reverse |
tersine/geri çevirmek,
bozmak |
|
revert |
dönmek, çevirmek, eski
haline dönmek |
|
review |
gözden geçirmek, teftiş
etmek, eleştirmek |
|
revise |
gözden geçirmek |
|
rewake / rewoke - rewaked /
rewaken - rewaked |
yeniden uyanmak |
|
rid / rid / rid |
kurtulmak, temizlemek |
|
ride / rode / ridden |
binmek, arabaya binmek,
yüzmek |
|
ring / rang / rung |
çalmak, çevrelemek,
kuşatmak, çınlatmak |
|
rip |
yırtmak, sökmek, yarmak,
koparmak |
|
rip off |
kazıklamak, dolandırmak,
kazık atmak, sökmek, sömürmek |
|
rise / rose / risen |
yükselmek |
|
rob |
soymak, çalmak, soygun
yapmak, zorla almak |
|
rock |
salllamak, sallanmak |
|
root out |
kökünü kazımak, kökünden
sökmek, araştırıp bulmak |
|
rot |
çürü(t)mek, bozulmak,
kokuşmak |
|
row |
kürek çekmek, sandalla
gezdirmek |
|
ruin |
mahvetmek, bozmak, yıkmak,
harap/berbat etmek |
|
run / ran / run |
çalıştırmak, koşmak,
yayınlamak |
|
run away |
kaçmak |
|
run out |
bitirmek, tüketmek |
|
rush |
koş(tur)mak, acele
ettirmek, saldırmak |
|
sabotage |
kundaklamak,baltalamak,
sabote etmek |
|
sacrifice |
kurban/feda etmek |
|
sail |
yüzdürmek, denize açılmak,
gemi ile yol almak |
|
save |
kurtarmak, korumak,
tasarruf etmek |
|
saw / sawed / sawed - sawn |
testere ile kesmek |
|
say / said / said |
demek |
|
scan |
taramak, incelemek, göz
atmak |
|
scare |
kork(ut)mak, ürk(üt)mek |
|
scatter |
saçmak, dağıtmak, yaymak,
serpmek |
|
schedule |
zamanlamak, programlamak |
|
scramble |
mücadele vermek,
karıştırmak |
|
scratch |
tırmalamak, çizmek,
karalamak |
|
search |
aramak, araştırmak,
incelemek |
|
seduce |
ayartmak, baştan çıkarmak,
tahrik etmek, iğfal etmek |
|
see / saw / seen |
görmek |
|
see off |
uğurlamak, yolcu etmek,
geçirmek |
|
seek / sought / sought |
aramak, araştırmak,
uğraşmak |
|
seem |
görünmek, gibi görünmek,
benzemek |
|
seep |
sızmak, süzülmek |
|
seize |
ele geçirmek, yakalamak,
kaçırmamak |
|
select |
seçmek, ayrımak |
|
sell / sold / sold |
satmak |
|
send / sent / sent |
göndermek |
|
sentence |
ceza vermek, hüküm vermek,
mahkum etmek, hüküm giydirmek |
|
separate |
ayırmak, bölmek, ayrılmak |
|
sequester |
haczetmek, ayırmak, el
koymak |
|
serve |
hizmet etmek, görev yapmak |
|
set / set / set |
ayarlamak, belirlemek,
kurmak, düzenlemek |
|
settle |
yerleş(tir)mek, yetinmek,
ödemek |
|
sew / sewed / sewn - sewed |
dikmek |
|
shake / shook / shaken |
sallamak, sarsmak,
silkelemek |
|
shame |
utandırmak, mahçup etmek,
ayıp etmek |
|
share |
paylaşmak, bölüşmek |
|
shave / shaved / shaved -
shaven |
tıraş olmak, tıraş etmek,
kesmek, rendelemek |
|
shear / sheared / sheared -
shorn |
makaslamak, biçmek, kırpmak |
|
shed / shed / shed |
dökmek, akıtmak,
değiştirmek, ışık tutmak |
|
shelter |
barın(dır)mak, koru(n)mak,
saklamak, |
|
shift |
değiştirmek, yön
değiştirmek, vites değiştirmek |
|
shine / shined - shone [?]
/ shined - shone [?] |
parlamak, parlatmak,
sivrilmek |
|
shit / shit - shat -
shitted / shit- shat - shitted |
sıçmak, kaka yapmak |
|
shoot / shot / shot |
çekmek, vurmak, ateş etmek,
|
|
shout |
bağırmak |
|
show / showed /
showed-shown |
göstermek |
|
shrink / shrank - shrunk /
shrunk |
küçül(t)mek, çekmek, |
|
shut / shut / shut |
kapa(t)mak |
|
sign |
imzalamak |
|
signify |
belirtmek, göstermek |
|
simplify |
basitleştirmek |
|
sing / sang / sung |
şarkı söylemek |
|
sink / sank - sunk / sunk |
bat(ır)mak, gömülmek, |
|
sit / sat / sat |
oturmak |
|
ski |
kayak yapmak |
|
skim |
sektirmek, sıyırmak, göz
gezdirmek, kaymağını almak |
|
skip |
atla(t)mak, kaçmak,
sıçramak |
|
slander |
iftira etmek, kötülemek |
|
slaughter |
katletmek, kesmek,
boğazlamak |
|
slay (amuse) |
öldürmek, (eğlence yönüyle)
katletmek |
|
slay (kill) / slew - slayed
/ slain - slayed |
katletmek (öldürmek) |
|
sleep / slept / slept |
uyumak |
|
slide / slid / slid |
kaydırmak, kaymak, akıp
gitmek |
|
sling / slung / slung |
atmak, halatla çekmek |
|
slink / slinked - slunk /
slinked - slunk |
yavrusunu düşürmek, gizlice
sokulmak/yürümek, erken doğurmak |
|
slit / slit / slit |
kesmek, yırtmak, yarmak |
|
slosh |
sıçratmak, içmek, çamurda
yürümek, çalkalamak, pestilini çkarmak |
|
slow |
yavaşla(t)mak |
|
smear |
lekelemek, bulaştırmak,
iftira atmak |
|
smell / smelled - smelt [?]
/ smelled - smelt [?] |
kokmak |
|
smile |
gülümsemek, gülmek,
tebessüm etmek |
|
smoke |
sigara içmek |
|
sneak / sneaked - snuck /
sneaked - snuck |
çalmak, gizlice girmek |
|
sneeze |
hapşırmak, aksırmak |
|
soak |
emmek, ıslatmak, çekmek |
|
soar |
yükselmek, tırmanmak,
uçmak, |
|
sob |
hıçkırmak, hıçkırıklara
boğulmak |
|
solve |
çözmek, halletmek |
|
sorrow |
yas/matem tutmak, üzülmek, |
|
sort |
sınıflandırmak, ayırmak,
ayıklamak, tasnif etmek |
|
sound |
ses çıkarmak |
|
sow / sowed / sown - sowed |
saçmak, ekmek, tohum dikmek |
|
spare |
ayırmak, korumak,
esirgemek, harcamamak |
|
spark |
harekete geçirmek,
uyandırmak, ateşlemek |
|
speak / spoke / spoken |
konuşmak |
|
speed / sped - speeded /
sped - speeded |
hızlandırmak, hız yapmak |
|
spell / spelled - spelt [?] / spelled - spelt [?] |
hecelemek |
|
spend / spent / spent |
geçirmek |
|
spill / spilled - spilt [?]
/ spilled - spilt [?] |
dökmek,söylemek, akıtmak |
|
spin / spun / spun |
döndürmek, çevirmek,
eğirmek |
|
spit / spit - spat / spit -
spat |
tükürmek, basmak, çiselemek |
|
split / split / split |
bölmek, ayırmak, ayrılmak |
|
spoil / spoiled - spoilt
[?] / spoiled - spoilt [?] |
bozmak, şımartmak, tadını
kaçırmak, berbat etmek |
|
spot |
görmek, lekelemek,
tanımak,beneklemek |
|
sprawl |
yayılmak, uzanmak |
|
spread / spread / spread |
yaymak, yayılmak |
|
spring / sprang - sprung /
sprung |
sıçramak, çıkmak, eğilmek,
bükülmek |
|
squish |
ezmek, pelte gibi yapmak |
|
stab |
bıçaklamak, ihanet
etmek, saplamak |
|
stall |
geciktirmek, oyalamak,
zaman kazanmak |
|
stampede |
ürküterek kaçırmak, panik
yaratmak |
|
stand / stood / stood |
durmak |
|
stare |
gözleri açarak dik dik
bakmak |
|
start |
başlamak |
|
startle |
korkutmak, şaşırtmak,
ürk(üt)mek |
|
state |
belirtmek, söylemek,
açıklamak |
|
stave off |
savmak, defetmek,
sepetlemek |
|
stay |
kalmak |
|
steal / stole / stolen |
çalmak, gizlice koymak,
hırsızlık yapmak |
|
stem |
durdurmak, kesmek,
engellemek |
|
step |
adım atmak, basmak,
adımlamak |
|
step aside |
çekilmek, istifa etmek,
kenara çekilmek |
|
step back |
geri adım atmak, geri
çekilmek, azaltmak |
|
step down |
çekilmek, inmek, düşürmek |
|
stick / stuck / stuck |
yapışmak, ayrılmamak, |
|
stimulate |
uyarmak, teşvik etmek,
canlandırmak |
|
sting / stung / stung |
sokmak, acıtmak, canını
yakmak |
|
stink / stunk - stank /
stunk |
kokmak, kötü olmak, berbat
olmak |
|
stop |
dur(dur)mak, kesmek,
bırakmak |
|
strain |
zorlamak, çabalamak,
süzmek, gayret etmek |
|
strangle |
boğmak, boğazlamak,
bastırmak, gelişimini engellemek |
|
strengthen |
güçlendirmek,
sağlamlaştırmak, desteklemek |
|
strew / strewed / strewn -
strewed |
saçmak, dağıtmak, yaymak |
|
stride / strode / stridden |
uzun adımlarla yürümek,
geçip gitmek, yürüyerek geçmek |
|
strike / struck / stricken |
vurmak, bulmak, çıkarmak,
basmak, çarpmak |
|
string / strung / strung |
kandırmak, dizmek, germek,
bağlamak, ipe dizmek |
|
strip |
soymak, soyunmak, çıkarmak |
|
strive / strove - strived /
striven - strived |
çabalamak, gayret etmek |
|
struggle |
uğraşmak, çabalamak |
|
study |
çalışmak |
|
stun |
şaşırtmak, afallatmak,
sersemletmek |
|
sublet / sublet / sublet |
devren kiraya vermek,
kiracıyken kiraya vermek |
|
submit |
sunmak, boyun eğmek, teslim
etmek |
|
subscribe |
abone olmak |
|
subsidize |
sübvanse etmek, mali destek
vermek |
|
substitute |
yerine geçmek, yerini almak |
|
succeed |
başarılı olmak |
|
sue |
dava açmak, istemek, rica
etmek |
|
suffer |
katlanmak, acı çekmek,
çekmek |
|
suggest |
önermek, öne sürmek, teklif
etmek |
|
suit |
uygun olmak |
|
summarize |
özetlemek,kısaltmak |
|
supplant |
ayağını kaydırmak, gölgede
bırakmak, alt etmek, yerini almak |
|
supply |
sağlamak, karşılamak |
|
support |
desteklemek, destek olmak |
|
suppose |
varsaymak, zannnetmek |
|
suppress |
bastırmak, önlemek,
durdurmak |
|
surpass |
aşmak, geçmek, baskın
çıkmak |
|
surrender |
teslim olmak, bırakmak,
boyun eğmek |
|
survive |
hayatta kalmak, dayanmak |
|
suspect |
şüphelenmek |
|
suspend |
askıya almak, durdurmak,
asmak, ertelemek |
|
sustain |
sürdürmek, devam ettirmek,
desteklemek |
|
swallow |
yutmak, yutkunmak, geri
almak, içine çekmek |
|
swear / swore / sworn |
yemin etmek, küfür etmek |
|
sweat / sweat - sweated /
sweat - sweated |
terlemek, ter dökmek |
|
sweep / swept / swept |
süpürmek, taramak |
|
swell / swelled / swollen -
swelled |
şişmek, artmak |
|
swim / swam / swum |
yüzmek |
|
swing |
salla(n)mak, asmak |
|
switch on/off |
açmak / kapatmak |
|
tackle |
ele almak, uğraşmak,
yakalamak, başarmak |
|
tail |
peşine takılmak, kuyruk
takmak, izlemek, gütmek |
|
take / took / taken |
almak |
|
take on |
üstlenmek, almak, kapışmak |
|
take part |
katılmak, rol almak,
yeralmak |
|
take place |
gerçekleşmek, meydana
gelmek, olmak |
|
talk |
konuşmak |
|
tarnish |
lekelemek, karartmak,
donuklaşmak |
|
taste |
tatmak, tadına bakmak |
|
teach / taught / taught |
öğretmek |
|
tear / tore / torn |
koparmak, yırtmak |
|
telecast / telecast /
telecast |
televizyonda yayınlamak |
|
tell / told / told |
söylemek |
|
tend to |
eğilim göstermek |
|
terminate |
bitirmek, son vermek |
|
test |
sınamak, test etmek |
|
testify |
ifade vermek, tanıklık
etmek |
|
thank |
teşekkür etmek |
|
thaw |
eri(t)mek, rahatlamak, buzu
çözülmek |
|
think / thought / thought |
düşünmek |
|
throw / threw / thrown |
atmak, fırlatmak |
|
thrust / thrust / thrust |
sokmak, itmek, |
|
tidy |
derleyip toparlamak |
|
tighten |
sıkmak, sıkıştırmak,
ciddileşmek |
|
tilt |
eğmek, devirmek, yana
yatırmak, eğilmek |
|
tire |
yorulmak, yormak,
bık(tır)mak, usanmak |
|
tolerate |
katlanmak, hoşgörmek |
|
torture |
işkence etmek, eziyet etmek
|
|
touch |
dokunmak, temas etmek |
|
tour |
gezmek, tur yapmak |
|
tout |
çığırtkanlık etmek,
müşteriyi çekmeye çalışmak |
|
track |
izlemek |
|
trade |
ticaret yapmak, takas etmek |
|
train |
eğitmek, yetiştirmek,
alıştırmak |
|
transfer |
aktarmak, devretmek |
|
transform |
dönüştürmek |
|
translate |
çevirmek |
|
transmit |
iletmek, yayınlamak,
yaymak, bulaştırmak |
|
trap |
yakalamak, tuzak kurmak,
tuzağa düşürmek |
|
travel |
yolculuk etmek |
|
tread / trod / trodden -
trod |
yürümek, basmak,
çiftleşmek, ezmek |
|
treat |
tedavi etmek, davranmak,
işlemek, muamele etmek |
|
trigger |
başlatmak, neden olmak,
tetiklemek |
|
trim |
düzeltmek, ayarlamak,
budamak, süslemek |
|
trust |
güvenmek, itimat etmek |
|
try |
denemek |
|
turn |
çevirmek, dönmek,
döndürmek, |
|
turn on/off |
açmak |
|
turn out |
sonuçlanmak, meydana
getirmek, toplanmak |
|
type |
yazmak |
|
unbend / unbent / unbent |
doğrultmak, yumuşamak,
gevşemek |
|
unbind / unbound / unbound |
çözmek, salmak, serbest
bırakmak |
|
unclothe / unclothed -
unclad [?] / unclothed - unclad [?] |
soymak, elbiselerini
çıkarmak |
|
undercut / undercut /
undercut |
fiyat kırmak, alttan vurmak |
|
underfeed / underfed /
underfed |
yetersiz beslemek |
|
undergo / underwent /
undergone |
uğramak, geçirmek,
katlanmak |
|
underlie / underlay /
underlain |
altında yatmak, temelini
oluşturmak |
|
undermine |
baltalamak, sarsmak, altını
kazmak |
|
undersell / undersold /
undersold |
ucuza satmak, fiyat kırmak |
|
understand / understood /
understood |
anlamak |
|
undertake / undertook /
undertaken |
üstlenmek, girişmek |
|
underwrite / underwrote /
underwritten |
sigorta etmek, imzalamak,
sağlama almak |
|
undo / undid / undone |
geri almak, bozmak, çözmek,
açmak, mahvetmek |
|
unfreeze / unfroze /
unfrozen |
eritmek, serbest bırakmak |
|
unite |
birleş(tir)mek, kaynaşmak,
bağlamak |
|
unlearn / unlearned -
unlearnt [?] / unlearned - unlearnt [?] |
unutmak, öğrendiğini
unutmak |
|
unsling / unslung / unslung |
askıdan indirmek |
|
unstring / unstrung /
unstrung |
sinirlendirmek, gevşetmek,
telleri çıkarmak, ipleri çıkarmak |
|
unveil |
açıklamak, ortaya çıkarmak,
örtüsünü açmak, açılışını yapmak |
|
unweave / unwove - unweaved
/ unwoven - unweaved |
sökmek |
|
unwind / unwound / unwound |
gevşemek, açmak, çözmek |
|
update |
güncelleştirmek |
|
uphold / upheld / upheld |
desteklemek, tutmak,
sürdürmek, onaylamak |
|
upset / upset / upset |
bozmak, alt üst etmek,
üzmek |
|
urge |
ısrar etmek, ileri sürmek,
teşvik etmek, baskı yapmak |
|
use |
kullanmak |
|
validate |
onaylamak, yasalaştırmak,
geçerli yapmak |
|
veil |
gizlemek, maskelemek, peçe
takmak |
|
verify |
onaylamak, doğrulamak,
kanıtlamak |
|
view |
görmek, bakmak, incelemek, |
|
violate |
ihlal etmek |
|
visit |
ziyaret etmek, gezmek,
uğramak, musallat olmak |
|
vote |
oylamak, oy kullanmak, oy
vermek |
|
vow |
yemin etmek, and içmek,
ahdetmek |
|
voyage |
yolculuk /seyahat etmek |
|
wait |
beklemek |
|
wake / woke - waked / woken
- waked |
uyanmak, uyandırmak,
canlanmak |
|
wake up / woke up / woken up |
uyanmak |
|
walk |
yürü(t)mek, dolaşmak,
gez(dir)mek |
|
want |
istemek |
|
warm up |
ısınmak |
|
warn |
uyarmak, haber vermek,
ihtar etmek, ikaz etmek |
|
wash |
yıka(n)mak, aşındırmak |
|
watch |
izlemek |
|
waylay / waylaid / waylaid |
pusu kurmak, pusuya yatmak |
|
wear / wore / worn |
giymek |
|
wear off |
aşınmak, eski(t)mek |
|
wear out |
aşınmak, yıpranmak,
tüketmek, yormak, eskitmek |
|
weave / wove - weaved /
woven - weaved |
dokumak, örmek, kurmak |
|
wed / wed - wedded / wed -
wedded |
adamak, evlenmek, |
|
weep / wept / wept |
ağlamak, sızmak, damlamak |
|
wet / wet - wetted [?] /
wet - wetted [?] |
ıslatmak, içki ile kutlamak |
|
whet |
uyandırmak, bilemek, tahrik
etmek |
|
widen |
genişle(t)mek, bollaşmak |
|
win / won / won |
kazanmak, ulaşmak, galip
gelmek |
|
wind / wound / wound |
sarmak, bükülmek, dolanmak |
|
wipe out |
temizlemek, yok etmek,
silmek, öldürmek |
|
wish |
dilemek, istemek |
|
withdraw / withdrew /
withdrawn |
çekmek, geri çek(il)mek |
|
withhold / withheld /
withheld |
alıkoymak, vermemek |
|
withstand / withstood /
withstood |
dayanmak |
|
wonder |
merak etmek, hayret etmek,
şaşırmak |
|
word |
söylemek, ifade etmek |
|
work |
çalışmak |
|
worry |
endişe etmek |
|
worth |
değmek |
|
wound |
yaralamak, incitmek,
kalbini kırmak |
|
wow |
şaşırtmak, hayret ettirmek |
|
wrap |
sarmak, paketlemek, örtmek |
|
wring / wrung / wrung |
döndürerek sıkmak,
koparmak, acıtmak |
|
write / wrote / written |
yazmak |
|
yield |
vermek, sağlamak, ürün sağlamak |